Ne zaman içinden çıkılmayacak kadar zor bir durumda hissetsem veya yetiştirmemin imkansız olduğu işler birikmiş olsa, açıp blogumun eski postlarına dalıyorum. Şimdiye dek yaşamış olduğum şeylerin gerçek olduklarına dair bir kanıt gibiler. Ne var ki gerekli motivasyonu yaratacak derecede olumlu duygular yazmamış olduğum gerçeğiyle de yüzleşmiyor değilim. Günün sonunda yaptığım işten tümüyle soğuyorum, ömrümü gereksiz işler yapmak için harcadığımı ağır bir demir kapı gibi yüzüme vuruyor.
1 Aralık 2019 Pazar
6 Ağustos 2019 Salı
Sıradan
Anladım ki en çok korktuğum şey sıradan olmakmış. Ben de herkes gibi sıradan olmak istememişim, herkes gibi özel olmak istemişim. Herkes kadar tek ve ayrı olmak istemişim. Cevap da burada saklıymış zaten: herkes kadar ve herkes gibi. Artık korkma. En az herkes kadar farklısın, yani fena halde sıradansın. Aynen de sokaktaki insanlar gibi kibirlisin
Fasulyeden hikaye
İlkokulmuydu ortaokulmuydu ne,
fen bilgisimiydi coğrafyamıydı ne,
fasülyemiydi nohutmuydu ne,
bişiy diktirirlerdi ya pamuğa.
İşte o dikimi zamanında yapmazdın da
öğretmen yarın filizlerinizi getirin dediğinde
birgün evvel diktiğin fasulyelerin azıcık da olsa
filiz vermeyeceğini gecenin ikisine kadar
gözünü üstüne dikip başında bekleyip anladığında,
umutların tamamen tükendiğinde,
apartmanın bahçesindeki otları
pamuktaki fasülyelerin üstüne yapıştırmak suretiyle
öğretmene yutturmaya çalışırdın ya.
İşte benim her işim böyle.
Acaba yutturuyormuydum?
Acaba yine yuttururmuyum?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
2022'ye not
2022'de aldığım en güzel karar "hayatıma giren herkese kapıyı çıplak açmamak" oldu.
-
1 ocak 2010'da uzun zamandır istediğim ama bir türlü yapamadığım birşeyi çok güzel bir fırsat yakalayarak gerçekleştirdim. Ömerli'de...
-
Kafam çok karışık, ne yapmam gerektiğine bir türlü karar veremiyorum. Hayat bir stratejiler dizisi mi? Ya da daha iyi yaşamak için bir yol b...