31 Mart 2011 Perşembe
Günlerdir tek bir yaşamımız var, "only one chance to live" gibi bir argümanla uğraşıyorum. Az önce farkettim ki hayır, bizim birden çok daha fazla yaşamımız var. Örneğin benim antakyada geçen, şimdikinden apayrı bir sosyal çevresi olan bir yaşamım, sanra yine İstanbulda geçen yine farklı kişilerle geçirilmiş bir yaşamım, ankara, istanbul diyerek devam eden yaşam bölümlerim var. Onların hepsi ayrı birer yaşamdılar bence. Reenkarnasyon tezine göre tekrar tekrar yaşıyoruz ya, bu durum içinse inenkarnasyon diyebiliriz. Yaşam içinde tekrar enkarne olma vücuda gelme gibi. Çook acıklı bir tarafı var bu inenkarnasyonun diğer biçiminde geçmişe ait hipnoz olmadığımız sürece hiçbir iz hiçbir anı yokken bu biçiminde herşey dün gibi taze. Diğer yaşamlarını ulaşılamıyacak bir yerde bıraktığının farkında olarak ama asla geri gelmeyeceğini bilerek bugünü yaşamaya çalışmak oldukça zor. Her gün her saat daha zor geliyor artık bana.....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Sene olmuş 2026. Ne fırtınalarda yüzdürdüm ben gemilerimi. Güvenli limanlara da çıkmış değilim ha. Mottomuz "seyir güzel" oldu, b...
-
Görüntüye aldanmamak lazım pic.twitter.com/AsaFlnmjFa — Tarihi Fotoğraflar (@fototarihi) January 9, 2016
-
Sözlüğe devam. google'ın b.kunu çıkarmak: "bugün ne pişirsem" yazarak anahtar kelime tarihine altın harflerle yazılmak. (sonuç...