Ne zaman içinden çıkılmayacak kadar zor bir durumda hissetsem veya yetiştirmemin imkansız olduğu işler birikmiş olsa, açıp blogumun eski postlarına dalıyorum. Şimdiye dek yaşamış olduğum şeylerin gerçek olduklarına dair bir kanıt gibiler. Ne var ki gerekli motivasyonu yaratacak derecede olumlu duygular yazmamış olduğum gerçeğiyle de yüzleşmiyor değilim. Günün sonunda yaptığım işten tümüyle soğuyorum, ömrümü gereksiz işler yapmak için harcadığımı ağır bir demir kapı gibi yüzüme vuruyor.
1 Aralık 2019 Pazar
6 Ağustos 2019 Salı
Sıradan
Anladım ki en çok korktuğum şey sıradan olmakmış. Ben de herkes gibi sıradan olmak istememişim, herkes gibi özel olmak istemişim. Herkes kadar tek ve ayrı olmak istemişim. Cevap da burada saklıymış zaten: herkes kadar ve herkes gibi. Artık korkma. En az herkes kadar farklısın, yani fena halde sıradansın. Aynen de sokaktaki insanlar gibi kibirlisin
Fasulyeden hikaye
İlkokulmuydu ortaokulmuydu ne,
fen bilgisimiydi coğrafyamıydı ne,
fasülyemiydi nohutmuydu ne,
bişiy diktirirlerdi ya pamuğa.
İşte o dikimi zamanında yapmazdın da
öğretmen yarın filizlerinizi getirin dediğinde
birgün evvel diktiğin fasulyelerin azıcık da olsa
filiz vermeyeceğini gecenin ikisine kadar
gözünü üstüne dikip başında bekleyip anladığında,
umutların tamamen tükendiğinde,
apartmanın bahçesindeki otları
pamuktaki fasülyelerin üstüne yapıştırmak suretiyle
öğretmene yutturmaya çalışırdın ya.
İşte benim her işim böyle.
Acaba yutturuyormuydum?
Acaba yine yuttururmuyum?
21 Temmuz 2017 Cuma
30 Mart 2017 Perşembe
Bugün öğle yemeğinde Mimarlıktan bir hocayla buluştuk. Laf arasında "ben çocukken günlüklerime hep çok yalnızım diye yazardım, çocukluğuma ilişkin en baskın duygu buydu sanırım" dedi. Tek çocuk olduğundan söz etti ardından. Konumuz bu da değildi üstelik.
Bu konuda biraz düşünmek istiyorum....
Çocukluğuma ilişkin en tiz duygu yalnızlık benim oysa. Ama şuan içinde bulunduğum en baskın duygu diyebilirim öte yandan....
Bu konuda biraz düşünmek istiyorum....
Çocukluğuma ilişkin en tiz duygu yalnızlık benim oysa. Ama şuan içinde bulunduğum en baskın duygu diyebilirim öte yandan....
1 Temmuz 2016 Cuma
Hesap
Yaptıklarımın bedelini ağır ağır ama eksiksizce ödüyordum. Sanki hayatımın ön yüzü bitmiş arka sayfaya geçmiştim. Başıma gelen en ufak şey için geçmişe dair bir neden bulmakta hiç zorlanmıyordum. Bu kadar bilinç içi yaşamak haksızlık değil de neydi?
Aslında tek beklentim sıradan ve olabildiğince herkesinki gibi bir hayattı... Gel gör ki ne sıralı olabildi ne de kalabalıkta kaybolabildim.
Yine uykusuz bir gecede muhasebe peşindeyim. Matematiği oturttum elbet ama duygusu eksik kaldı.
19 Mayıs 2016 Perşembe
Görüntüye aldanmamak lazım pic.twitter.com/AsaFlnmjFa— Tarihi Fotoğraflar (@fototarihi) January 9, 2016
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Sene olmuş 2026. Ne fırtınalarda yüzdürdüm ben gemilerimi. Güvenli limanlara da çıkmış değilim ha. Mottomuz "seyir güzel" oldu, b...
-
Görüntüye aldanmamak lazım pic.twitter.com/AsaFlnmjFa — Tarihi Fotoğraflar (@fototarihi) January 9, 2016
-
Sözlüğe devam. google'ın b.kunu çıkarmak: "bugün ne pişirsem" yazarak anahtar kelime tarihine altın harflerle yazılmak. (sonuç...



