bir cevap buldun mu sorulara
yiğitlik de var yine serde
nasıl gaddar seneler
geçiyor durduğu yerde
kara yazı yazıldı sanma
insanın da kaderi böyle
öyle bir geçer zaman ki
dediğim aynıyla vaki
öyle bir geçer zaman ki
Erkin Koray ne güzel söylemiş, gaddar seneler geçiyor durduğu yerde
2 Haziran 2009 Salı
E-sosyal
Hiç bir arkadaşıyla yüzyüze görüşmeyip sadece facebook ve benzeri portallar üzerinden kendini var edebilen insan türüne e-sosyal diyebilir miyiz? Deriz. Bu yeni kavramı cümle içinde kullanmak istiyorum: İyiki e-sosyal arkadaşlarım var yoksa nasıl e-sosyal olurdum :)))
1 Haziran 2009 Pazartesi
-Dalından toplayıp yediğim yiyecekler-
meyveler: Çilek, kiraz, kavun, karpuz, şeftali, elma, erik, yeni dünya, muz, incir, üzüm, portakal, dut, turunç, hombelez (mersin), kayısı, nar, böğürtlen, armut
sebzeler: Kabak, lahana, patlıcan, nohut, domates, salatalık, havuç, zeytin, limon, maydonoz, soğan, nane, kekik
Çok şanslıyım çoook.

27 Mayıs 2009 Çarşamba
Eğer mutluluğunuzu hayatın anlamını bulmaya bağlamışsan sonun selamet olmaz. Cevap veriyorum: çünkü yok, hayat dediğinin bir anlamı yok. Varsayımını baştan koy, sonra yok öyleydi yok böyleydi deme. Elinde şunlar var: kaza bela olmazsa 80 bilemedin 90 senelik yarısı uykuda geçen çok hızlı geçtiği aşikar bir ömür, sevdiklerin ve sevmediklerin.
Bunları kabul ettim ben ama asıl sıkıntım vücudumun kimyası bozuk. Ayda en az 1-2 kez arızalanır. İşin yoksa telkinlerde bulun, canım cicim de, devam etmeye ikna et. Diyorum ki bi şablon hazırlasam kendime, arızalandıkça içeriği değiştirir değiştirir veririm elime. Yok bunca iş arasında bu kadar çok uğraşılmaz bu işle. "Yine de yaşamak güzel" dedirtmek için 3-4 gün harcıyorum garanti.

24 Mayıs 2009 Pazar
Sleeplesssssssss
Saat 04:18 AM-Deliler gibi uykum var, uyuyamıyorum. Günlerdir böyle. Nerde dip köşe kalmış gereksiz düşünce var hepsi beynime doluşuyor. Bu haftasonu planladığım 300 bin işin birini evet birini dahi bitiremedim. Hah ezan da okudu. Yeni bi bilgi daha sabah ezanı 04:21 de okuyormuş. Olaki namaza kalkasım tutar :)
E uyuyamadın hiç bari iki satır faydan olsun, şu TİK raporunu bitir. Yoooook nerdeeeeee.....

E uyuyamadın hiç bari iki satır faydan olsun, şu TİK raporunu bitir. Yoooook nerdeeeeee.....

22 Mayıs 2009 Cuma
Plasebo effect
Öss ye hazırlanırken nükseden nefes darlığı ve kalp sıkışması hastalığıma doktorun verdiği ilacın üniversitenin eczanesinde alerji ve kaşıntı ilacı olarak satın alındığına şahit olduğumda Plasebo etkisinin ne demek olduğunu anlamıştım. Şu an ki tekrarlayan sol göğüs ve kol ağrılarım için aynı şeye muhtacım ama doktora gidecek halim yok. Biri bana bişiy tavsiye etsin "kaynımda da vardı ısırgan otunu kaynatıp 8 gün ayazda balkonda bıraktıktan sonra balla karıştırıp sabahları aç karna içti, eskisinden sağlam" falan desin. İnanasım var.

20 Mayıs 2009 Çarşamba
İstanbula taşınmaktan korkmamın bir nedenini daha buldum. Antakyaya ankaradan daha uzak oluşu. Yılda bir yada iki giderim antakyaya ama yinede daha uzak olma fikri üzmüş beni farketmeden.
Bir de en çok ev bakmaktan korkuyorum dünya alemin dünyanın en güzel şehri dediği istanbulda. Emlakçının gösterdiği eve girince içim daralıyor, buraya tıkılmak istemiyorum diyorum. Yok yok, doğru düzgün bir yere bakan balkonu olmalı evin, yok istemem ben balkonsuz ev.
Bir de en çok ev bakmaktan korkuyorum dünya alemin dünyanın en güzel şehri dediği istanbulda. Emlakçının gösterdiği eve girince içim daralıyor, buraya tıkılmak istemiyorum diyorum. Yok yok, doğru düzgün bir yere bakan balkonu olmalı evin, yok istemem ben balkonsuz ev.
10 Mayıs 2009 Pazar
Annaneme her baktığımda annemin çocukluğunu düşünürüm.
Hiç konduramam ona çocuk olmayı,
korkarım belkide, o çocuk olunca gözümde ben savunmasız kalırım diye.
Sırtımı nereye dayarım diye.
Çok şükür ki uzun sürmez bu düşünce,
her derde deva, her gözyaşına mendil, her sıkıntıya nefes olur yeniden.
Gözleri gözümün içinde, daya boynunu omzuma, ben taşırım yükünü sen yorulma demekten hiç usanmaz.
Uzun yıllar geçer, yüzde çizgiler arada mesafeler çoğalır ama onda hep aynı aşina telaşlar,
hiç bitmeyen memnun etme çabaları.
Seni seviyorum az kalır ve de vız gelir.
Hiç konduramam ona çocuk olmayı,
korkarım belkide, o çocuk olunca gözümde ben savunmasız kalırım diye.
Sırtımı nereye dayarım diye.
Çok şükür ki uzun sürmez bu düşünce,
her derde deva, her gözyaşına mendil, her sıkıntıya nefes olur yeniden.
Gözleri gözümün içinde, daya boynunu omzuma, ben taşırım yükünü sen yorulma demekten hiç usanmaz.
Uzun yıllar geçer, yüzde çizgiler arada mesafeler çoğalır ama onda hep aynı aşina telaşlar,
hiç bitmeyen memnun etme çabaları.
Seni seviyorum az kalır ve de vız gelir.
Dün babamın doğumgünüydü bugün anneler günü. Her güzel şeyi uzak yaşamak, her kutlamayı telefon ahizesine söylemek tahminlerimden çok üzüyormuş beni. Her güle güle den sonra içimi sessizlik kaplıyor. İlk ayrılışımı hatırlıyorum evden. Ne kadar da mutluydum, eve giriş saatlerime ve ne kadar derslerimle ilgilendiğime karışılmayacaktı artık. 13 yıl oldu ayrıyım, ne arttım ne azaldım, yine bir kişiyim. Bu acıların sonuna geldiğimi, yüzüp yüzüp kuyruğu bulduğumu umarak yarını bekliyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Sene olmuş 2026. Ne fırtınalarda yüzdürdüm ben gemilerimi. Güvenli limanlara da çıkmış değilim ha. Mottomuz "seyir güzel" oldu, b...
-
Sözlüğe devam. google'ın b.kunu çıkarmak: "bugün ne pişirsem" yazarak anahtar kelime tarihine altın harflerle yazılmak. (sonuç...
-
Görüntüye aldanmamak lazım pic.twitter.com/AsaFlnmjFa — Tarihi Fotoğraflar (@fototarihi) January 9, 2016
