6 Ağustos 2019 Salı

Ölümü hatırlayarak yaşama argümanını genelde dini anlamda kullanırlar. Ahireti unutmayarak iyi ameller işle denir. Oysa ben yaşamı hatırlayarak ölmekteydim yine!
Herkes giyisilerini yazlık baharlık kışlık diye ayırır. Ben:

"belki yaza zayıflarım dursun bi" ler

"ilerde modası geri gelebilecekler"

"hediyeler"

"kongre-konferans tayfası"



Sıradan

Anladım ki en çok korktuğum şey sıradan olmakmış. Ben de herkes gibi sıradan olmak istememişim, herkes gibi özel olmak istemişim. Herkes kadar tek ve ayrı olmak istemişim. Cevap da burada saklıymış zaten: herkes kadar ve herkes gibi. Artık korkma. En az herkes kadar farklısın, yani fena halde sıradansın. Aynen de sokaktaki insanlar gibi kibirlisin

Fasulyeden hikaye

İlkokulmuydu ortaokulmuydu ne,

fen bilgisimiydi coğrafyamıydı ne,

fasülyemiydi nohutmuydu ne,

bişiy diktirirlerdi ya pamuğa.

İşte o dikimi zamanında yapmazdın da

öğretmen yarın filizlerinizi getirin dediğinde

birgün evvel diktiğin fasulyelerin azıcık da olsa

filiz vermeyeceğini gecenin ikisine kadar

gözünü üstüne dikip başında bekleyip anladığında,

umutların tamamen tükendiğinde,

apartmanın bahçesindeki otları

pamuktaki fasülyelerin üstüne yapıştırmak suretiyle

öğretmene yutturmaya çalışırdın ya.

İşte benim her işim böyle.

Acaba yutturuyormuydum?

Acaba yine yuttururmuyum?

21 Temmuz 2017 Cuma

Sözlük yazılarına devam.
Umut: 7 yıldır geçtiğin ağır metal manuel kapıdan gelen tıkırtının, kapının kendiliğinden açılma emaresi olabileceğini düşünerek önünde sakince beklemektir. Ve evet yaptım :)
Not: Kapı saydam olduğundan ardında birinin olmadığını görerek üstelik.

30 Mart 2017 Perşembe

Bugün öğle yemeğinde Mimarlıktan bir hocayla buluştuk. Laf arasında "ben çocukken günlüklerime hep çok yalnızım diye yazardım, çocukluğuma ilişkin en baskın duygu buydu sanırım" dedi. Tek çocuk olduğundan söz etti ardından. Konumuz bu da değildi üstelik.
Bu konuda biraz düşünmek istiyorum....
Çocukluğuma ilişkin en tiz duygu yalnızlık benim oysa. Ama şuan içinde bulunduğum en baskın duygu diyebilirim öte yandan....

1 Temmuz 2016 Cuma

Hesap


Yaptıklarımın bedelini ağır ağır ama eksiksizce ödüyordum. Sanki hayatımın ön yüzü bitmiş arka sayfaya geçmiştim. Başıma gelen en ufak şey için geçmişe dair bir neden bulmakta hiç zorlanmıyordum. Bu kadar bilinç içi yaşamak haksızlık değil de neydi?
Aslında tek beklentim sıradan ve olabildiğince herkesinki gibi bir hayattı... Gel gör ki ne sıralı olabildi ne de kalabalıkta kaybolabildim.
Yine uykusuz bir gecede muhasebe peşindeyim. Matematiği oturttum elbet ama duygusu eksik kaldı.

3 Mart 2016 Perşembe

Hep biliyordum şimdi yaşıyorum. Mutluluğun mekan zaman para ve imkanlarla hiç ama hiçbir ilgisi olmadığını. Mutluyum.

3 Şubat 2016 Çarşamba

Geri getiremeyeceklerim kadar gitmesine izin verdiklerim de var. Hangisine daha çok ağlamalı? Belki de zaman, enini boyunu ölçemeyip bir türlü anlayamadığım zaman öğretecek hiçbirine ağlamamayı.

Ölümü hatırlayarak yaşama argümanını genelde dini anlamda kullanırlar. Ahireti unutmayarak iyi ameller işle denir. Oysa ben yaşamı hatırlay...