29 Eylül 2010 Çarşamba

burun kanaması

Geçen sabah evde yalnız uyandım. Onur şehir dışındaydı. Uyanır uyanmaz burnum kanamaya başladı. Beni zaten kan tutar. Panikten banyoya koştum, aynada kendimi görünce daha da telaşlandığım için çabucak geri çıktım, sağa sola koştum, peçete bulup durdurmaya çalıştım. Toplam 1 dakikayı geçmemiştir. Ama verdiğim ilk tepki ağlamak oldu. Artık bunu adı sulugözlülükten çıktı. Başka bir tanımlamaya ihtiyacım var. Düşündüm sonra dur bi neden ağlıyorsun diye. Herkes ölmekten korkar, ben de korkuyordum ama ağlamamın nedeni bu değildi. Anladım ki vedalaşamadan ayrılmaktan korkuyorum. Aklıma ilk Onur geldi. Ne anne ne baba. Onlara karşı sonsuz bir sevgim var ama Onur'la vedalaşmadan, hoşçakal demeden gitmek istemedim. Üstelik giderken ben, elimi o tutsun istedim.

15 Eylül 2010 Çarşamba

Sözlüğe devam.
google'ın b.kunu çıkarmak: "bugün ne pişirsem" yazarak anahtar kelime tarihine altın harflerle yazılmak. (sonuçlar gayet güzel)

14 Eylül 2010 Salı

Taşındık


Yeni iş derken yeni evimize de taşındık :( Biraz üzgünüz. Biz böyle duygusal bir aile olduk Onurla. 10 ay olmuştu daha taşınalı ama iyice alışmıştık mecidiyeköydeki evimize.
Resimdeki gibi sudan çıkmış balığa döndük taşınırken...

Ölümü hatırlayarak yaşama argümanını genelde dini anlamda kullanırlar. Ahireti unutmayarak iyi ameller işle denir. Oysa ben yaşamı hatırlay...